SUSAM KUŞLARI

SUSAM KUŞLARI
 
Paslı bir yüze saplı şimdi bıçak, elimi çeksem açılacak bu dünya
Cevabı ‘evet’ olan sorularda
En geniş baskısı durur hayatın
Mevsim gizli öznesidir çoğu kez gözlerin
Parmaklarımda duran bu kışı kaç kişi bilir
Sihirli bir sözcükle büyüyor şehir, bak! “İstanbul”
Bak! Dut mavisi göklerin görkemi
Sabahın çok olduğu eski bir söz diziminde
Kuşlar havalanıp duruyordu beyaz bir çiçekten

Genzime kadar sokuluyor güneş, arkamı dönsem kaç elma daha düşecek

Rahlesine oturduk usta sohbetlerin ustura göğsüne
Aşka, iskele sarısı bir yalnızlıkta denizi getiriyordu sesim
Memelerinin ucunda susam kuşları
Ben parmaklarımı çekiyordum kibrit duldasından
En geçişli yüklemleriyle kadınlar
Lamı kayıp bir mikroskopta
Rakamlarla tutuyorlardı sevişmenin tarihi

Aynı bardağa bırakılmış bütün gemiler, bir sigara çeksem cebimden bütün batacak

Ellerimi uzunca uzatıyorum
Ellerimi tam göz batımına kadar
Sana çarpıyor parmaklarım
Çokça çocuk olan sokaklarda
Ceplerinde resmi bir geçide duran parmaklarıyla
Bir uçtan bir uca şehri bölüyordu adımlar

Şubat 1, 2008

Diğer Şiirlerden



Yorum Yazabilirsiniz