Söyleşiler

Serin kokulu amentülerle, ağlamaklı duran sigaraların
Bir gece arifesinde söyleşisi

Yıktığım mermerlerden kan akıyordu, merdivenleri boynuna dolanan bir kadın,
Lanet ağzı açılmış bir yontu,
Kusmuğu bol bir tabiatta, çömleğini yakan usta ateşle
Kalabalık bir tanrı üzerine, kalın çizgiler çizildi
Kül, dağılmadan suya
Yazısı masmavi
Peygamberler doldu
Hangi elimde gülsen
Sana bir pencere açıyordum.

Boynu kurdelelerden eğilmiş lambalarla, yeşilini bozan yaprakların
Bir su eskisinde söyleşisi

Gecenin bakırının alındığı bir saatte, masaya konan lavantalara imrenen bir kadın
Kokusu gerdanına sinmiş bir mezar
Hüznü bol bir tabiatta, avcısını bekleyen bir hevesle
Çoğalmış bir siluet üzerine, mimlenmiş bir adam konuldu.
Işık, basmadan bileğimi
Kanı masmavi
Yıldızlar doldu
Hangi elimde bekletsem
Üzerine yağmurlar yağıyordu.

Kipliği ?belki? olan bir adamla, ipeği bol olan kadınların
Bir şiir sinmişliğinde söyleşisi

Caz bir yanılsama ile konuşan adam, ırmakları pergelle akan kadına
Uzaktan oyuncaklar gibi
Baldırında sigara söndüren bir gecede, şöyle diyordu;
?Eşitlik en ilkel isteğimizdir?, re minör dudaklar düştü
Ses, boğarak gırtlağımı
Yüzü masmavi
Ölümler çoğaldı.
Hangi elimi uzatsam
Dar duruyordu bedenimde şarkı

Ocak 22, 2008

Diğer Şiirlerden



Yorum Yazabilirsiniz