SAĞIR DUVAR

SAĞIR DUVAR

Uz gitsin sözcüklerim, nakışlanmış dudaklar
Oyası sarkmış bakışlar arasında

Gecenin demir yollarında büyük hızı odaların
Gülüşler çağırıyorum bir bir
Hızla akıyorum yaprağın kuruluğuna
Alnı otuzsekizbuçuk derece yanan bir evrene yaslıyorum dirseklerimi
Üstüme hızla varıyor kırlangıç yangınları
Som altından bir hançer
Bulutları yararak içimi hazırlıyor kan humması şaraplara
Bakır kaplarda eriyorum, büyük günaha düşmüş çağ
Simyamı bozuyorum ortaçağ mahzenlerinde
Altın külçesine dönüyor bütün vücudum
Bütün üşüyüp kalıyorum ani
Sen yoksun.

Yoksun! ziftli bir çığlık damarlarımda sessizlik
Gözlerini tomurcuk rüzgârlarda arıyorum
Katıksız öfke büyüyor birinci dereceden odalarda
Su yerinde rengi kaçmış çocuklar
Dizeler oturur en olmadık kucaklara
Defterlere sarılırım satır aralarına kaçtığım
Büyük bir lunapark kurulur
Gözlerimin çukurlarına
Kaçar hem at hem karınca
Göğsümün içi kireçlenmiş bir mezardır
Değdikçe tuz yanmakta
Dökülüp duruyorum duvar diplerine ani
Sen yoksun.

Yoksun! Mevsimlerden birinin memesi alınmış
Bütün renklerin yaşındayım
Sol göğsümde sağır duvar sarmaşıkları…

Şubat 1, 2008

Diğer Şiirlerden



Yorum Yazabilirsiniz