MASKEM DÜŞSÜN

Hazırlıksız anahtarlarla açıyoruz kapıları, ellerim kirli bir çocuk
Odalar büyük bir yangından kalmış, hayvanlarda öyle
Öksürük tutmuş kapı aralıklarını, terasta sarışın bir kültür konuşuyor ötekiyle
Rakı şişelerinde küçük gemilere biniyoruz, kadınlar son bakımlarını yapıyorlar
Hançere çırılçıplak uzanıyoruz sözün en başladık yerinde, fotoğraflarda Demirperde hareketleri
Buğday arastalarında savurtulan kuşlar gibiyiz, bütün sorular kimliğine oturmuş
Yığılı önümüze bol ambalajlı reklam saygınlığı, yıldızlar rüzgârda salınan yasak meyveler
Ve sarfiyatsız hayatlar, günahkar olacak kadar güzel
Semt isimlerinden başlıyoruz tanıştırılmaya, yörüngesine oturmuş gemilerden iniyoruz
Hep öykülerinden tanıdık Çehov?un rakam derecesinden insanları, şimdiki zaman salgın zaferlerin narasıyla:

İşte olmadık bir söz dizimi yine
Gelip karınca yükünde gözlerimize
-Ki onlar en güzel çiçeklerin tarhıydı
Maviydi göğe baktığımızda
Yeşildi suya değdikçe ve tunçtu
Soluklandığımızda dingin turuncu bir rüzgâr
Ağladığımızda alev tonunda kırmızı
Güldüğümüzde kapıyı çekip giden yaman özgürlük-
Boz bulanık sulara asılan salkım söğüt
Görmüş bir şarkının orta yerinde
Nasılda çarpıştığını kahramanların
Görmüş bir vakit dağların sırtına asılan bulutları
Zaman zaman kirpiklerine saçak olan bulutları?

Konuşkan bulutların nüfus fazlalığında alıkonmuş berrak bakışlar, cinsellik bütün kentlerde buzdağlarına dağlarına çarpar titan bir çeliğin yeşilinde ve toplumsal yüklemler harcıyoruz, ahmak bir müzikle metropolitan sesler arasında bir devletin plastik askerleri?
Maskem düşsün
Gen fuarında bir iletişim velvelesi?
Irkçı bir sergiye kromozom akıtıyorum

Ocak 22, 2008

Diğer Şiirlerden



Yorum Yazabilirsiniz