KEÇİBOYNUZU
KEÇİBOYNUZU
Sığ sulara düşmüş bir Perşembe, aşkı ikinci nüshasında buluyoruz
Osmanlıdan hayli kabarık iki kümbet, gözümün üzerine açılmış şarap şişesi
Büyüyünce gök, diyelim mavi; çokça tuğla yapmışız saçımız bir jöle gecesi
Sen oluyorsun bütün bir asfalt, gözlerin büyük bir kazanda kaynıyor
Adımlarım ardın sıra İstanbul,
Şekeri bol kaçmış bir dişten
Hızla çekiyorum kendimi, vakit daha demin bileklerime düşmüştü
İkinci bir emre kadar sustum, garson masayı bölüyordu
Yüzümüzde bizi tanımlayan bir cennet
Elleri vardır benim şiirimin, zamansız bir maytap gibi
Kitap okurken ya da kadınlı bir müzik eşliğinde
Öyle uykulu ne zaman geldiğini dahi hatırlamaz
Derken gök açılır, Samos çok erkencidir
Anahtarları bende kalmış
Gülücükler asıyorum yakamdan içeri
Ambalajı yakılmış kaç hediyedir şimdi kelimeler
Usta bir Süreya gelip dayanır denize
Ne zaman sigara yakmışsam
Çokça insanız iki dudak arasına asılmış bir tarihten
Sarhoşluk ise sunulmuş bir anahtardır
Yalnızlığımızı üzerimize kilitlediğimiz
Ve bir yıldızı kırbaçlayınca bu karanlık bu gece
Keçiboynuzu, dişlerimizin arasına
Çokça şeker damlar özgürlük tavından
Diğer Şiirlerden
Yorum Yazabilirsiniz