Kibrit Kutusu
OZAN
Kaç şehri adımlarımla anlattım, yağmur yağsın
Aşk için, gözlerine benzeyen bir şey
Kaç sayfaya kurt masalı okuyan, küçük kıvılcımlar dişlerinde
Dizeler koydum, bileklerin çok konuştu
Ucu şikâyetsiz bir kalemde, güçlenecek ayakucumda toprak
Sürgit kaç yağma, gözlerine düşen tohum
Kaç yorgun parmak, tütün ıslatmak lazım akşamdan
.
Vurulur gibi baktım hep denizlere, çabuk geçiyor yıllar bak
Dağlar çocukluğuma çarptı, şubat’ta odun kömür kav şuramda
Sokaklar ansızın açıldı, işte ilk ayıbım sen de söyle
Gölgesi uzadı kötü kadınların, az pamuk çok kan
Göğe merdiven dayadım, çoğal bütün kâinat
Kilitler astım boynuma, sonsuzluk tutar insanı bilirsin
Kaç işitilmez gece düştü ağzımdan, şimşekleri ile kaç bulut
.
Üstümü yırtan çiçeksiz kırlarda, duy haziran hep hazırdır aşka
Ve acem çeliği gibi küfür, eksilmez eksilmeyecek
Söz ansızın patlamakta hikâyem yok, ne varsa topladım
Çıplak bir fener, güvercinlerin gelip konduğu bazen
Şairliği ile koca evren, kötüydük birkaç kadehte öpüştük
Asılıp kaldı göğsümde, çiçekli ellerini seviştim bileklerin çokça kadın