Kibrit Kutusu

KIRAN KIRILGAN ŞİİR

İçimde kurşuni bir dize, ağır bir gök ağarmakta tepemizde
Bilemezsin
Ki her söz kırılgandır bu iklimde
Dinleyemezsin

.
Nakaratlarından geçiyorum öpüşlerin, sis içinde çayın tül buğusu
Olanca hızıyla evren, olanca hızıyla küçülmekte
Söylerim sözün sunağı ise
Gülüşünün ardına gizlediğin, çokça çiçek
Sapada yeni büyüyen hergeleler, eşilmiş çeşme başları onca kız
Aynalara yansıyan bedenler yitiriyorum, sülfür sarı sayfalar, aynı kelime
Ekmek kuytuları, kadın kokuları, ince çığlık, küstah renk
Şimdi hırçındır bütün çiçekler. Kök göğsümün en orta yerinde.
Bu nasıl bahardır? Şehir tüm tuzakları ile boy veren dal gibi uyanmakta

Güneş birazdan kürek kemiklerime doğru, dağ yemişleri arasından
Genç kızların gözlerinden, gülün duruşundan, pamuğun çokluğundan
Sıska bir seyyah gibi demirin acı tadında, demirin sıcak
Lav parçaları ile tutuşturduğum, yanar yasemin kokuları
Ve itlerin boğulduğu yalnızlıktır bu, azca gülümserim
Şarabın dokuz ayrı üzümden süzülen, beyaz mendilde kan
Mavi damarları var dudaklarımın, mavi bir çanak şimdi ağzım
Ağzım divit, sözüm oldukça küfür


Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22