Kibrit Kutusu

BENZETİM ( SİMÜLASYON )

Dudaklarına nehirler taşıyan dalgın bir gecedeyiz, omuzlarımda sıcak bir hava
Zaman kaldırımlara dökülüyor, bugünlerde nargile, dudak uçları, uzun marpuç
Semaverler ay köşklerinde birer bıçak gibi tütmekte…
İnce belli bardaklar en kırılmazlar, kahramanlar…
Başımızda yadırganmayan bin bir çeşit kâkül, uzunca peruka…
Eşkıya söylenceleri, meskûn barlar, kuş limanları, kadın sağrıları
Sessizliğin hıçkırıklarını kuşanan
İçgüdüsel melodiler…
Sonra
Dost ayinleri uçurumlarda
Ağır ağır ilerliyoruz
Gecenin dışından tutuşuyor bütün evren. Yıldızlar uzun vadeli halka ilişkiler
Psikolojik sorunlular koğuşu, çokça iletişim, uzunca simülasyon
Bakire fallarına benziyor gülüşümüz
Elime bulaşan mavisi kalır

Sabah bir yalnızlıktır şimdi şairlerin üzerine yazdığı, siyah bir halktır
Ağaran kalçaları ile güneşe uzanıyor yaşlı ağaçlar, umut
Dalıma konsun bolca ışık, olanca hız, korkuları dağıtıp adımlarıma
Damarlarımda tekil söylenceleri ile karınca mezarları,
Kefeni ile sabunu ile ve duası ile bir halk yürümekte
En kırılganı serçe desem, çocukluğumun bol sesi, bol kahvaltısı
Bol adımlarımla incir sabahları düşümün en dip köşesinde
Vardığım oyun salonları, vardığım simit tezgâhları,
Sessizlik kentin en büyük düşmanıdır, bağırsam “konuşun” desem
“ ulu çınarlar, sessiz çamlar, dalgın sedirler, asi köknarlar”
Siz ki yol verdiniz bu kadar betona. Bu kadar cama
“konuşun” desem. Korkuyorum!
Sesim bir terzi söküğüne benziyor
Derimi gösteren yankısı kalır…


Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22