Kibrit Kutusu

SONSUZA AÇILIR BU MASA

Saçında bir kuru dal, sıcak bir Temmuz şimdi
Azca gülümsersin, çirkinse de dünyan
Çalı mı desem, rüzgârın önüne katıp getirdiği
Ayyaştır dağlar akşama karşı, salınıp durur
Eyvanımda serinliğin, haydi dağ çiçeği getir bana
Çalyaka içimde ölüm, kayalar devriliyor içime durmadan
Saçında kuru bir dal, sıcak bir Temmuz şimdi

Ortasındayım bir şeylerin, ne gök ne toprak
Bir yanım kurulur dost sofrası, çocuklar, sigara içimi eski günler
Bir yanım ateş, ay parçası, ilmekler ardında
Vurulmuş gelir yazlarım, sonsuza açılır bu masa
Sevgiden yana taş duvar, kadın kalbi olanca mezar
O yalnız, kum saati gibi akan kemik, katran ilik
Sesimin ulaştığı bütün ülkeler şimdi, bütün halklar
Kadınlar, erkekler
Acıya öylece doymuşuz, ellerimiz en önde kenetli
Kendi marşlarıyla yürüyor karıncalar, olanca yağma

Güneş, gamsız bir geceden piç doğmuştur gözlerime
Eski şarkılar kanar heybesinde sevişirken
Biri kız biri erkek,
Aynı anadan

Çıplak çıktığın bir aşktan
Şımarık el çektiğin
Bir menzil kurulur
Ellerim desem pazarlarda
El yosması
Tek öpmeyle büyüsünde
Senden benden


Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22