Hakkımızda Hiçbir Şey
MAVİ UZAKLIKLAR VE ÖLÜM ÜZERİNE
Göğsümün kara akıntılarına silerken hançerimi, bir tabure bir iskemle uzanıyorsun
Öperken dudakların bitiminden, kırmızı ağzı adsız ölülerin
Ayaklarım bir şehrin çığırtkanı, tepeden tırnağa elbette kavga
Kara yağmurlar saçlarıma astığım bir yandan
Dolunay ve santur saatleri ahşap bütün zeminlerden koşuyoruz
Aşk, kendi benzeri hüzünler yaratmış,
Kavga kendi benzeri…
Ellerimin içinden kalkıyor bütün liman
Dargınlığım yok büsbütün Afrikayım, büsbütün kavga
Esmer bir atım çanların gölgesine, kadınlar doğuyu nerden bilsin
Nasıl anlatayım ekmek üzerine söyleştiğimizi öğlen sıcağında
Üç nesil şiirim elleri annemin, süt koksa da acı eksilmez
Derken göğsümün üstüne oturuyorsun
Öyle oturuyorsun
Bez bebek, ölü şiir ve yenibaştan dağ ve yenibaştan kavga
Göğsümüm tam üstüne bulut hevenkleri asıyorsun
Bir çocuğun yüzünü
Genç görünümlü kirazları
İlk yazlarını kızların
Çıplaktın gözlerin çıplak
Gök geçiyordu üstümden deniz geçiyordu bütün ülkeleriyle
Bir uzaklık geçiyordu, maviydi hepsi ve kavgaya hazır
Ölümleri yok şimdi ninemin, o çoktan öldü