Hakkımızda Hiçbir Şey
DIŞ AÇI
Küçük yazların yarıda kalmış serüvenleri
Gözlerimi harita raylarına koyuyorum
Arkam oldukça dağ
Sınarım derimden akan maviyi
Meridyen tuzağı içim
Ellerimi dört dakikalık aşklarda kaybettim
Bilincim ikinci cümlenin en başında
Hızla geçiyorum kuşların kanatlarına
Söz öyle vuruyor ki!
Yemyeşil bir bahardan çıkıyorum
Kentin uçlarına takılmış sigara bulutları
Dudağımın dış açısı şimdi hüzün
İki cümle gibi uzuyordu hürriyetin tuzlu akıntısı bileğim
Ağaçlardan bir şeyler bekliyorduk, işitilecek yazdığın gök
Su çok uzağa akmak için dökülüyordu, dilinde büyük dönemeci aşkın
Ölmek bir haktı, sensiz kalkınca içimden güneş
Günlerden herhangi bir gün, saatlerden herhangi biri ve herhangi bir dakika geçiyor saniyelerimin geride kalan günlerini, saatlerini, dakikalarını
Ne göğsümün üzerine kurulmuş bir kale
Ne damarlarımın kıyısında küçük kahveler
Bir türkünün ışıklarını söndürüp, kapıyı açmasıyla
Dökülüyorum yollara
Sağrılarım Rus kadanalarından terli
Bekledikçe şarabın kutsal kanı tenimde
Ayrılık üzerine nabzımdan manzaralara bakıyorum
Küçük kayıkları ile büyümüş şehirler gibi suratım
Honkong, Venedik, İstanbul
Yayıldı zihnimde palamut kadar asi her biri
Dağların küçük oyununda
Bıçak sokuluyordu beyninim dipten sürgün veren dallarına