Hakkımızda Hiçbir Şey
AVUÇLARIMDA SERİN PINARLARIN SICAĞI
Ellerimi gün boyu sakladım, gümüş bir hokkada ikinci tükürüğüm mavi
Yüzümün yalazlarında aşınmış bir güneş; uzun, kemikli saatlerde birkaç renk
Ceviz ağaçlarına idam yakışır, çınara ölüm… İki dize sonra yerdeydik
Babamı hatırlarsınız, kafiyeli saçlarıyla akşamı beklerdi
Evrensel kurtuluşun sofi yalnızlığında, ölümden dem alırdı
Dizleri üzerine oturduğunda, küçük bir gemi kadar yalpa
“Ölüm bir meslektir” derdi bana “hepimizin hep çırak olduğu”
Babam hatırlarsınız, şu kefen imalatçısını, beyaz saçlarına benzerdi
Akşamları yerinden kalkıp, bize doğru gelişi
Ellerimi gün boyu sakladım, avuçlarımda serin pınarların sıcağı
Babamın taksirat tahtında yüzüne, bayram şekerleri gibi dağıldım.