DİJİTAL İKİ REKLAM ARALIĞI
Boynunuzda külçe tanrılar
Cam pervazlarınıza asılmış bütün dualar
Sevginiz ikindi rüzgârlarını yakıyor, tenimi yakıyor
Bilginiz hepten hepe, hiç nedir bilmezsiniz
Büyük salıncakları var gözünüzün birinden diğerine
Bütün bedeninizde büyüdüm,
Dişlerim bir gül gibi patladı
Kemirdim önüme koyduğunuz domuz kemiklerinizi
Ve her uzvunuzda patladı
Köpekleştiğiniz kadar köpekleşmiş bir adam olarak
Şimdi üzeri kazınmış bir çalgının ilk aşk sahalarında
İşte yenik bir ordu gibiyim
Dizlerimin tam üstünden kanamaya başlıyor [...]
MASKEM DÜŞSÜN
Hazırlıksız anahtarlarla açıyoruz kapıları, ellerim kirli bir çocuk
Odalar büyük bir yangından kalmış, hayvanlarda öyle
Öksürük tutmuş kapı aralıklarını, terasta sarışın bir kültür konuşuyor ötekiyle
Rakı şişelerinde küçük gemilere biniyoruz, kadınlar son bakımlarını yapıyorlar
Hançere çırılçıplak uzanıyoruz sözün en başladık yerinde, fotoğraflarda Demirperde hareketleri
Buğday arastalarında savurtulan kuşlar gibiyiz, bütün sorular kimliğine oturmuş
Yığılı önümüze bol ambalajlı reklam saygınlığı, yıldızlar rüzgârda [...]
KAÇAK ÇOCUKLAR
.
Garip sabahların saçaklarında durur gözlerin serçelerden daha küçük
Kanat çırpar hapsolduğu maviliğe ve yorumlanır bulut makamında iki söze
.
Nemli merhabalar alırız küçüklerin hızla büyüdüğü oyunlarda
Atlasta bir adam yakarız, kadın ise hep kötüdür
Alışageldik ilk dizesinde durmanın hayatın
Mezarları daha yüksektir bilginlerin çocukluğumdan kaldı fes-imge
Tedirgin bir ahşapta dönerdi öylece dünya
.
Sahipsiz bir kimliğin ilk nişanını takmıştım, övgü dolu yaraları nasırlardır. Sırdır
Sesler [...]
HAZİNE
(1)
Vakit yosun tutmuş kuyuydu gözlerinde
Saklayabildiğimce eğildiğim su gömütleri arasında
Kazınmış bir sarhoşluktu bileklerim
Cilası jiletlenmiş kanlardan geldik
Savaş zamanlarının yanık kuşlu sabahları
Yüzümüzde belirgin bir hazine
Döndük caddelerin günebakan dallarına
Benim ellerim senin gözlerin
Yürüdük
Küçük turuncu yazların
Hoş bulduk sıcaklarında
( 2 )
Yedi kilit duruyor şimdi sakallarım arasında
Sana kapanan yedi kilit
Yüzüm büsbütün pas
DERMEYAN
Gençliğim yeşil bir yaprak üzerine düşmüş hilafsız bir gülüş
Ve kadınlar eşzamanlı bir dekor
Hızla çekilir deniz
Beyaz bir yumak bekler
Gözlerim öylesine bir halk
Daha
Dört baharda kanadım
Eşkinsiz adımlarımı taşımaz bu sokak
Yersiz sevişme zamanlarında.
Ağlamak için işte güzel bir yaz
Ağlamak için peşi sıra güz, kış, bahar
Haydut sözlerin iklimine yaslanmış büyük acılar
Durdurun hastalıklı bileklerimi
İkindi nazarında henüz yenildim
Akşamı terk etmiş kitaplarımı alıyorum
Koynumda hızla [...]