HÜVİYET

Terli ceplerinde bir akarsu dağınıklığı
Gözlerinde perdeleri örtük bir ?acaba!?
Zehir kıvamında bir cumayı ağırlıyor gök
Karanfiller bildiğimiz karanfil
Camlar bildiğimiz cam

Ellerinin arkasına kalın bir yaşam çekmiş
Çarşambadan anlamış perşembelerin hiç de güzel olmadığını
Çok uzaktan süt taşımış anasının memelerine
Çok uzaktan sevmiş bir kadını
Denizin sarhoş olduğunu söyleyip dururdu
Bir iki türkü bir iki de şişe

Herkesten erken kalkmadı bir yolculuktan
Herkesten çok karanfil ya da.
İçkiyi tentürdiyot gibi kullanırdı
Parmakları arasında pamuk levhalar kendini bulurdu
Demir dökülürdü dişlerinden kendini tamamlardı
Aylar süren yolculuklardan dönerdi
Konuşmadan önce

Bir sayfanın ortasına bıraktı kendini başka bir hüviyet olarak
Kırık camlardan çıkardı yaşının tam hesabını
Ki su yağmasa yağmur yağacaktı gözlerinden

Şubat 1, 2008

Diğer Şiirlerden



Yorum Yazabilirsiniz