Biraz Biraz
GİTME
gelirsin
ince bir zaman yeli saclarında
ırmaklar toplar avuçlarım
bedenimde nal izleri
bir ağaçtan kopar gibi bir yaprak
bir duvardan düşer gibi bir çakıl
gözümde söğütlerle uzanan hüzün
uzanan sarı
yeşili içmek dudak uçlarından
nerden geldiğini bilmezdim
sokak başında çocuklar asılırdı gülümsemene
anlardım
sabahın bir bankında iki simit
gelip bulurdu bizi
gidişlerin var mıydı sen mi getirirdin
ölmek gibi bir şeydi
gözlerinle örterdin bedenimi
son gelişinde
çaylar garsonda kalmıştı